İSMET ÖZEL-KANLA KİRLENMİŞ EVRAK ŞİİRİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

Kanla Kirlenmiş Evrak

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.

Aşklarım, inançlarım işgal altındadır

tabutumun üstünde zar atıyorlar

cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır

toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar

denize yaklaşınca kumlar ve çakıltaşları

geçmiş günlerimi aşağılamaktadır.

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.

Ve rüzgâr buruşturuyor polis raporlarını

kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar

bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden

çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar

denizin satırları arasında.

Gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin

küfre yaklaştıkça inancım artıyor.

yle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan

saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda

acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman

acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.

Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın

başından başlayabilirim.

İsmet Özel

İSMET ÖZEL’İN HAYATI

Şair, yazar ve bir düşünür olan İsmet Özel 19 Eylül 1944 günü Kayseri’de doğmuştur. 1962 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenime başlamıştır, fakat 4 yıl sonra burayı bırakmıştır. İlk şiiri 1963 yılında “Yelken” isimli dergide yayımlanmıştır. Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenim gördüğü sürede sosyalist dünya görüşünü benimsedi ve yetmişli yıllara kadar bu doğrultuda şiirler yazdı. 1963’de Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu ve genel merkezde çalışmaya başladı. İlk şiir kitabı 1966 yılında kendi yayımladığı “Geceleyin Bir Koşu”dur. Kitap çoğunlukla TİP teşkilatlarına dağıtılmış ve elde edilen gelir de partisinin kasasına kaydedilmiştir. 1967’de gittiği askerliğini Sivas, Konya, Elazığ ve Muş’ta onbaşı olarak görev yaparak 1969’da tamamlamıştır. 1969’da “Evet, İsyan” isimli ikinci şiir kitabını çıkardı. 1970 yılında arkadaşlarıyla beraber “Halkın Dostları” adlı dergiyi çıkartmaya başladı. Bu dergi 12 Mart 1971 muhtırası dolayısıyla on sekizinci sayısında sıkıyönetim tarafından kapatıldı. 1972’de Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı ve 77’de mezun oldu. Bu süreçte kendisini bir yaşama biçimi olarak İslam’ı seçen İsmet Özel, 1974 yılında “Diriliş” dergisinde yayımladığı “Amentü” şiiriyle bu dönüşümünü ilan etmiştir. Bu dönüşümlerin de bir noktada kendini gösterdiği üçüncü şiir kitabı “Cinayetler Kitabı” 1975’de çıktı. 1977 yılından itibaren birçok farklı alanda yazdığı gazete yazılarını zamanla kitaplaştırmıştır. Bunlardan ilki 1978 yılında basılan “Üç Mesele”dir. Kendisinin şiir anlayışını anlattığı kitabı “Şiir Okuma Kılavuzu” ise 1980’de yayımlandı. Bir yıl sonra Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Konservatuarı’nda Fransızca okutmanı sıfatıyla işe başladı. Daha sonra adı Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı olarak değiştirilen bu kurumda on sekiz yıl çalıştı ve yine buradan emekli oldu. “Celladıma Gülümserken” isimli dördüncü şiir kitabı 1984’de çıktı. 1987’de ise daha önce basılan dört şiir kitabı “Erbain /Kırk Yılın Şiirleri” başlığı altında toplandı. Kendi hayatını Türkiye tarihi üzerinden anlattığı “Waldo Sen Neden Burada Değilsin” isimli düzyazı kitabını 1988’de çıkardı. 2002 yılında beşinci şiir kitabı olan “Bir Yusuf Masalı”nı çıkardı. Kendi şiirlerinden seçmeleri barındıran “Çatlayacak Kadar Aşki” 2003’de çıktı. Son şiir kitabı olan “Of Not Being A Jew” ise 2005 yılında yayımlandı.

İsmet Özel (leblebitozu.com, 2018)

POETİKASI

İsmet Özel’e göre şiir hem bir saldırı hem de bir savunmadır. Şair bizlerin varoluşa dair endişelerimizi toparlayan ve bunlarla savaşan kişidir. Yani şiir doğrudan hayatın kendisi olmaktan ziyade, hayatın şair tarafından yorumlanmış bir biçimi, şairin ona bakışıdır. Şiir okuyucusu ise şiiri kendine, kendilik bilgisine ulaşmak için kullanır. Fakat bunun için şiirin çabasıyla beraber okuyucunun da bir çaba göstermesi gerekir, şiirle bir bağlantı kurma çabası (Kaya, 2014). Şiirin özünün anlaşılması gerekir çünkü şiir, kendi başına okuyucu doğrudan bir sonuca vardırmaya muvaffak olamaz. Şiir bir sonuç olmaktansa okuyucu sonuca götürecek, ona bir yolu öğretecek ipucudur. Bu bağlamda şiir, bilineni bir yem olarak kullanır. Bilinen yani anlaşılmış olan bu şey, okuyucu bilinmek istenene götürecektir. Özel’e göre bilinmek istenene giden bu yolda şairin anlatmakta olduğu bilinen de zarar görebilir. Bu noktadan diyebiliriz ki şiire sebep olan şey anlatılmamış yahut anlatılamamış bir şeyi anlatma çabasıdır, anlamı kavratılamamış bir şeyin gösterme ve bildirme uğraşıdır. Yani şiir, insanoğluna cevap aradığı soruların cevabını bulmada yardımcı olur. Doğrudan cevabı söylemek şiirin üzerine olan bir vazife olmamakla birlikte şair okuyucuya “Ben kimim?” gibi sorular sorarak onu cevaba yaklaştırmayı ümit eder. Dolayısıyla şair, belli konularla ilgilenme yükümlülüğünü sırtlanmış olur. Peki, İsmet Özel’e göre nedir bu konular? Özel özellikle ilk dönem şiirlerinde işçi, öğrenci meselelerini gündemine alır. Hatta ekleyebiliriz ki, Türkiye ve dünyada cereyan etmekte olan tüm güncel meseleler şair için birer malzemedir. Yani şiir, şairin gördüğünü, duyduğunu ve bildiğini yorumlama biçimidir. Bu dönemde İsmet Özel toplumcu gerçekçi bir sanat anlayışını benimsemiştir. Dolayısıyla halkın hissettikleri, yaşadıkları ve maruz kaldıkları şiirin başlıca teması ve varoluş sebebidir. Bunun yanında İsmet Özel şiirlerinde kişisel geçmişini ve bugününü de anlatma eğilimi içerisindedir. Yani denilebilir ki şiir, hem şair hem de şiir okuyucusu için kaçış noktasıdır. Özel’in şiirini kurarken dikkat ettiği belli başka noktalar da vardır elbette. Bunlardan birisi de şiirin dili ve ahengi hususudur. Özel’e göre şiir estetik bir bütündür. Ne kullanılan kelimeler, oluşturulan imgeler, ne de dil tek başına şiirin içeriğini ya da biçimini anlatmaya yetebilir. Şiir esasında dilin bir performans sahasıdır. Yani şiirde dil, düzyazıda olduğunun aksine, kendini gösterme şansı bulur. Çünkü düzyazıda dilin gizemi bozulmuştur, anlatılan mesele dili düzleştirir; fakat şiirde ise dil kendi başına varlığı itibariyle bir değer temsil eder ve anlam kazanır. Buradan hareketle denebilir ki İsmet Özel’e göre şiirde belli yapıların zorunluluğu söz konusu değildir. Şiir hayatla ilişkili olmadığı müddetçe içerdiği nağmeler bir anlam ifade etmez. Dolayısıyla şiir için asıl olan içeriğidir. İsmet Özel’e göre eğer yapı şiir için yeterli bir varlık sebebi olmuş olsaydı bugün hala divan şiiri varlığını sürdürürdü. Yine de şairin nağmeleri ve ahengi kesin olarak reddettiği söylenemez. Şiir de elbette diğer sanat dalları gibi bir renge ve tınıya sahip olabilir. Şiirin zenginliği ise bunların olmaması halinde dahi sanat oluşunu sürdürebilmesidir. Çünkü şiir kelimeler olmadan var olamayacağı gibi sadece kelimelere de indirgenemeyen bir biçimdir. İsmet Özel’e göre şiirde ahenk şair ile şiir okuyucusu arasında üretilir ve kazanılır. Bu sebeplerden ötürü İsmet Özel’in İkinci Yeni şairlerinden ayrıldığını söyleyebiliriz.

ZİHNİYET

Türk edebiyatında cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kendini gösteren anlayışlardan biri toplumcu gerçekçi şiir anlayışıdır. Bu anlayış kökeni Rusya’da ortaya çıkan Marksizm’e dayanmaktadır. “Toplumcu şiir”, “İdeolojik şiir”, ve “Sosyalist şiir” gibi isimlerle de anılan bu anlayışta toplumun sorunlarını ele almayı amaçlar. Halkın sanatla olan ilişkisinin de incelendiği toplumcu gerçekçilikte halkın sorunlarını anlatmayan, bunlara bir çözüm bulmayan eserin sanat eseri olarak kabul edilemeyeceği düşünülür. Dolayısıyla sanat toplum içindir. Toplumcu gerçekçi şiire bakacak olursak, şiirin sadece eleştirel özellik taşımakla kalmadığını, aynı zamanda sorunlara müdahalelerde bulunduğunu ve devrimsel bir fikir yapısına büründüğünü belirmek yerinde olacaktır (Aydoğdu, 2017). Eklemek gerekir ki, toplumcu gerçekçi şiir anlayışı bünyesinde sadece sosyalist akımı barındırmakla yükümlü değildir; sosyalist anlayışla beraber İslamcı veyahut milliyetçi ideolojileri benimseyen şairler de toplumcu gerçekçi olarak sayılabilir (Kaya, 2014). Türkiye’de Nazım Hikmet ile başlayan bu akımda şairler sosyal yaşamı, mevcut düzeni ve halkın ve işçinin sorunlarını anlatmışlardır. Bu haliyle toplumcu gerçekçilik, ikinci yeni şiirinin karşısında bir pozisyon alır. Toplumcu şiirde, şiir ses ve kafiye gibi kesin yapılardan kurtarılmıştır. Serbest bir anlayışın hâkim olduğu bu şiirlerde kolektivizm sıklıkla görülür. İsmet Özel’de toplumcu şiirler yazan bir şairler olarak kendini göstermektedir. Özel şiirlerinde işlenen halk sorunları ve işçinin hakkını arama çabası bu anlayışın tezahürüdür. İdeolojisini açık bir beyanı olan şiirlerinde İsmet Özel de diğer toplumcu gerçekçi şairler gibi şiirini kalıplara koyma çabasından sıyrılmış ve serbest bir şiir düzeni ortaya koymuştur. Örneğin, Yıkılma Sakın şiirinde geçen “Boşuna mı sokuldu bankalara/petrol borularına kundak/kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi/varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza/yaşamak/bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.” dizeleri de şairin toplumun sorunlarına eğildiğini doğrudan görebileceğimiz bir noktadır. İsmet Özel, halkın ve işçinin problemlerinin dışında hayata dair beslediği sevgiyi de şiirlerinde işleyen bir şairdir. Şiirlerinde geçen “sevgilim” kelimesi çoğunlukla yaşam manasında kullanılmıştır. “Sevgilim Hayat” adlı şiiri de aslında bunun açıkça anlaşıldığı bir örnektir. Son olarak, 1974 sonrası “Amentü” şiiriyle kendisine İslami çizgide bir hayat çizmeyi tercih etmiş olan şair, bu dönemde de toplumcu şiirin özelliklerini terk etmemiştir (Tüzer, 2007). İslami çerçevede yazdığı şiirlerde de öncekiler gibi toplumun ve ümmetin sorunlarına değinmiş, sahip olduğu ideolojiyi eğitsel bir biçimde halka anlatmaya devam etmiştir.

TEMA

12 Mart 1971 muhtırasından sonra İsmet Özel de kendi içerisinde bir sorgulama sürecine girmiştir. İlk gençlik yıllarından bu yana kurduğu sosyal ilişkileri ve mevcut durumunu uzun uzadıya düşünür. O dönemde yazdığı “Karlı Bir Gece Vakti”, “Tahrik”, “Amentü” ve “Kanla Kirlenmiş Evrak” gibi şiirler de bu düşünce sürecinin ürünüdürler. Bu süreç aslında bir yandan Özel’in İslamiyet’e dönüş sürecidir de. 1974’de “Amentü”yü yayınlayarak kendini İslami bir hayat çizdiğini ilan etmiştir şair. Fakat hayatındaki bu değişim elbette bir günde olmamıştır. Bu kısmın başında değindiğimiz bu sorgulama sürecinde İsmet Özel, bağlı bulunduğu sosyalist çevreden İslam’a doğru kayan bir süreç yaşamıştır (Fedai, 2018). Bu süreci şairin kendisi İslam’dan uzak olmanın inancını artırdığını belirterek “Kanla Kirlenmiş Evrak”ta şu mısra ile anlatır: “küfre yaklaştıkça inancım artıyor.” Bugün biliyoruz ki, İsmet Özel sanat hayatına Marksist bir çevrede sosyalist dünya görüşünü benimseyerek başlamıştır, daha sonra varoluşçu yaklaşımının bir sonucu olarak İslam’a yönelmiş ve son dönemde ise Türkçü bir bakış açısını ilan etmiştir. “Kanla Kirlenmiş Evrak”, şairdeki bu değişimin en belirgin şekilde kendini gösterdiği şiirlerinden biridir. Şiirde genel bir arayış ve sorgulama havası hâkimdir. Burada arayış olarak bahsedilen şey hayata dair bir anlam arayışıdır. Şair varoluş sancılarını dindirecek bir yol, çare ya da fikir aramaktadır. Sorgudan kasıt ise dünyaya bakışın, onu ve yaşamın kendisini nasıl anlamlandırdığının sorgulanmasıdır. Şiirin birini tekil şahıs ağzından anlatılması da aslında şairin kendisini şiire konu edindiğini gösterir. “Kanla Kirlenmiş Evrak” kendi içinde bir gelişim de barındırır. Bir diğer nokta her bendin başlangıcında tekrar edilen cümledir: “Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında”. Şairin burada karanlık sözler demekle kastettiği şey aslında kendini zor bir duruma sokuşudur. Bu zor durumda Özel’in kendisiyle hesaplaşma sürecine işaret eder ve bu hesaplaşma bir değişim getirecektir. Şair değişimin getireceği bu yeni dünyaya hazırlıklı olmak için önce kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. İlk bent boyunca şair geçmişi anlatır. “Aşklar, inançlar, cebimdeki adresler” derken aslında geçmişin bir tasviri yapılmıştır. Fakat bunların işgal altında olması yine şair tarafından açıklanır ve muhtemelen bu durum o günün siyasi bağlamıyla alakalıdır. Yine bu bentte Özel’in farkına vardığı bir ölüm bilincinin varlığı anlaşılır. Şiirin taşıyıcısı da bu ölüm bilincidir, çünkü şairin çok değer verdiği hayatı değerli yapan şey de zaten ölümün varlığıdır. Bunlara ek olarak bu bentte bir geçmişi reddetme olayı da görürüz. Daha doğrusu şair geçmiş günlerinin aşağılandığını söyler bize, yani bu şairin kendisini artık o zamana ait hissetmediği gösterir. Diğer yandan burada şair toprak ve deniz imgelerini kullanır. Bunlarda toprak şairin de içerisinden geldiği köy ve kasabayı çağrıştırır; deniz ise şehrin temsilcisidir. Şehir, İsmet Özel şiirlerinde genel olarak karanlığı ve hissi bir uzaklaşmayı anlatır. İkinci bentteyse şair bugüne döner. “Ve rüzgâr buruşturuyor polis raporlarını” dediğinde Özel kendi siyasi hayatını ve bağlı olduğu fikirleri sorgulamaktadır. İlk dönemlerindeki siyasi hareketlilik İsmet Özel’e polis raporlarında da elbette bir yer kazandırmıştır. Dolayısıyla burada polis raporu imgesi onun karşısına aldığı devleti temsil eder. Rüzgârın buruşturması ise artık bu raporların bir canlılığının kalmadığını, şairin bir değişimden geçtiğini anlatır. Şair, kendisinin de aşağıladığı o istemediği geçmişini buruşturarak çöpe atar. Bir sonraki dizede ise kadın kelimesini görürüz; İsmet Özel şiirlerinde kadının çoğunlukla hoş olmayan bir yeri vardır, zaten şairin sevgili olarak kendisine hayatı seçmesi de bunun işaretidir (Etil, 2019). Bu dizede de kadın günah kelimesiyle birlikte kullanılarak aynı hoş olmayan anlam verilir. Yine devam eden kısımda, çelik tırpan bize gurbet ile şehrin çatışmasını anlatır. Yani tırpan burada köyün ve kasabanın temsilcisi olan toprağın yerini almıştır. Şair daha sonra şehre dair izlenimlerini “Gece arsıza kükrüyor paslı beyninde şehrin” diyerek anlatır. Şehir tarihinde barındırdığı yaşanmışlıklar ve günahlarla artık paslı bir beyne sahiptir. Bu bendin son dizesindeyse şair artık varacağı yerin müjdesini verir: “Küfre yaklaştıkça inancım artıyor.” Geçmişten ve şehirde şahit olunanlardan bir kaçış söz konusudur ama bu kaçış fiziki bir kaçış değildir, aksine içsel bir kaçıştır. Son bentte ise şair artık nasıl değiştiğini ve nasıl devam edeceğini anlatmaktadır. Burada şair yorulduğundan bahseder çünkü uzun süren bu sorgulamalar arayışlar onu yormuştur. Yine buradaki saçlarının yorulmasıyla gençlik uykusu imgeleri de birbiriyle çatışır vaziyettedir. Saçların yorulması, beyazlama manasında bir yaşlılığı anlatır bize. Ama aynı zamanda şair bunun gençlik uykularında olduğunu belirtir, yani gençlik dönemi artık bitmektedir. Gençlik uykusu imgesiyse şairin ilk dönemlerini bir uyku hali olarak düşündüğünü gösterir. Hatta denilebilir ki, zamanla gerçekleşen bu dine dönüş İsmet Özel için bir uyanış demektir. Sonrasında görülen “birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın” ifadesi de İsmet Özel’in bu uyku ve uyanış durumlarına yaptığı atıftır (Fedai, 2018).

YAPI

Birçok İsmet Özel şiiri gibi “Kanla Kirlenmiş Evrak” da bentlerden oluşmuştur. Şiir toplamda 3 bentten ibarettir. Bu bentlerden ikisi 7, biriyse 8 dizeden oluşur. Serbest nazım ve serbest ölçü şiirin özellikleridir. İsmet Özel şiiri yapı olarak sıkıştırılmış ya da kısıtlanmış bir yapıda değildir. Yani hece ölçüsü, dörtlük dizini ve redif-kafiye gibi unsurlardan bağımsız bir şiirdir. Yapı itibariyle İsmet Özel şiirleri içerisinde bir hikâyeyi barındırır. Bu serbest şiir yapısı da ona bu anlamda kolaylık kazandırmaktadır. Kanla Kirlenmiş Evrak da bu özelliklere sahip bir İsmet Özel şiiridir. Şair burada kendisinin içinden geçtiği değişime dair okuyucuya notlar düşer. Üç bentten oluşan şiirin birinci bendinde şair geçmişini anlatmıştır. İkinci bendinde bugünü, yani şimdinin deviniminden bahseden şair, son bentte ise yarının nasıl olacağını göstermek istemiştir. Son bent bir anlamda sonuç kısmı olarak da görülebilir çünkü şair burada geçmişin ve bugünün sonuçlarından da bahsetmiştir. Bentlerin içeriği ile ilgili detaylı çıkarımlar tema kısmında yapılmıştır.

DİL

İsmet Özel şiirinin en önemli özelliklerinden birisi anlatılan konunun dikkat çekici bir biçimde anlatılmasıdır. Dil bu şiirlerde sürekli bir canlılık gösterir. İsmet Özel’in dönemine göre daha radikal ve keskin bir söyleyiş tarzına sahip oluşu da onun önemli bir şair olarak sıyrılmasına katkıda bulunmuştur. “Hayatımı verdim şiirimi aldım” sözlerini sarf eden İsmet Özel, aslında kurduğu şiire kendisi tamamen teslim ettiğini ilan etmiş olur (Tüzer, 2007). Dolayısıyla şairin şiirlerindeki dil doğrudan şairin hayatıyla da bağlantılıdır. Onun hayatındaki iniş çıkışlar, değişimler ve birer canlılık ibaresi olan birçok durum şiirinde de kendini hissettirir. İlginç kelimelere kullanmakta özen gösteren şairin şiirlerinde Arapça, İngilizce, İtalyanca, Farsça, Yunanca ve Eski Anadolu Türkçesinden kelimeler bulmak mümkündür. “Kanla Kirlenmiş Evrak” şiirine baktığımızda da İsmet Özel’in bahsettiğimiz özelliklerini görebiliriz. Özellikle devrik cümleler şiirde önemli bir yer tutar. Yine gördüğümüz bir başka nokta da alışık olunmayan tamlamaların kullanılmasıdır. İsmet Özel ilginç söz öbekleri kurmaya seven bir şairdir. İsmet Özel şiirinin diliyle ilgili bahsedilen son iki özellik, şiirin canlılığını kaybetmemesinde de büyük rol oynamaktadır.

AHENK

İsmet Özel gibi birtakım şairlerin şiirlerini ürettikleri bu anlayışta ölçü ve uyak kavramlarının önemini yitirdiğinden daha önce bahsetmiştik. Serbest nazım diye adlandırılan bu türde dış ahenk sayılan bu unsurlar önemini iç ahenke devreder. Yani şiirde rutin halinde devam eden kafiyeler ve ölçüler olmasa da bir müzikaliteden bahsetmek mümkündür (Aydoğdu, 2017). İsmet Özel de şiirlerinde bu müzikaliteye dikkat eden şairlerden biridir. Serbest nazımda şiirin müzikalliği düzensiz kafiye, tekrir, asonans ve aliterasyon üzerinden sağlanmıştır. Buna bir örnek olarak Kanla Kirlenmiş Evrak şiirinin her bendine öncülük eden “Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.” cümlesi gösterilebilir. Şair, burada tekrir sanatını kullanarak okuyucuya verilmek istenen mesajı güçlendirmiştir. Bunun yanında, bu şiirde her bent şairin hayatında geçmiş, şimdi ve gelecek olarak farklı dönemlere tekabül ettiği için bu tekrar cümlesi dönemleri birbirinden ayırma görevi de görmüştür. Yine son bentte geçen “öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan” dizesinde şair yoruldum kelimesiyle tekrir sanatını icra etmiştir. Bir sonraki dizedeyse şair “saçlarım çok yoruldu” derken istiare sanatını kullanmakta ve saçlarının bu süreçte beyazladığını vurgulamaktadır. Şiirde çokça kullanılan bir harf olarak “K” harfi göze çarpmaktadır. K harfi bir sert ünsüz olması sebebiyle aslında şairin hararetli anlatımına bir açıklama olarak gösterilebilir. İsmet Özel şiirlerinde görülen vurucu, keskin ve canlı anlatım burada “K” harfi ile kendini belli etmektedir. Şiirde canlılığı sağlayan noktalardan biriside kalın sesli olarak tanımlan “A” harfidir. Bir aliterasyon örneği olarak “M” harfi de şiirde kendini göstermektedir. Şair, kendisinin geçirdiği değişimi anlattığı için birinci tekil şahıs eki olan bu harfin kullanımı olağandır. Bu örneklerden görüldüğü üzere şiirde bir ahenk mevcuttur. Fakat bu ahenk ölçü ve kafiye gibi unsurlarla sağlanmak yerine iç ahenk olarak düzenlenmiştir.

1-Kafiye ve Redif

            “Kanla Kirlenmiş Evrak” şiirinde düzenli bir kafiye örgüsünden bahsedemesek de          düzensiz biçimde var olan kafiye ve redifler mevuttur. Birinci bendin ikinci, dördüncü ve  yedini dizeleri arasında bildirme eki (-dır) ile oluşturulmuş, üçüncü ve beşinci dizeleri       arasındaysa çokluk eki (-lar) oluşturulmuş redif bulunmaktadır. İkinci bende baktığımızda       ise yine üçüncü ve beşinci dizeler arasında çokluk eki (-lar) ile kurulan bir redif görürüz.       Üçüncü bentte de beşinci ve yedinci dizelerde kullanılan birinci tekil eki (-im) üzerinden           bir redif oluşundan bahsedilebilir. Son olarak bu bendin ikini ve dördünü dizeleri arasında          tam kafiye (-an) yapılmıştır.

            2-Ses Kullanımı

            Ses kullanımı şiirde anlamın ve ahengin yaratılmasında büyük öneme sahiptir. Şiirde      kullanılan kelimelerin ahenkli oluşu, kazandırdığı tonlamalar, vurgular ve duraklar   sayesinde şiire bir anlam katar. Dolayısıyla bir şiiri incelerken o şiirdeki ses kullanımını     da irdelemek atlanılmayacak bir mesele haline gelmektedir.

            2.1-Ünlü Kullanımı

            Toplamda 311 ünlü sesin (115-a, 39-e, 48-ı, 43-i, 21-o, 6-ö, 28-u, 11-ü) 245’i düz ünlü ve          66’sı yuvarlak ünlüdür. Düz ünlüler yuvarlaklara çok daha fazladır. Şiirde geniş ünlüler          dar ünlülere kıyasla daha fazladır (181 geniş ve 130 dar ünlü). Ayrıca şiirde kullanılan ünlülerin 212’si kalın, 99’u ince ünlülerdir. Kalın ünlülerin sayıca fazla olması, aslında  şiirin hararetli yapısının ve İsmet Özel’in kendi geçmişine karşı yaptığı acımasız          eleştirilerin de bir tezahürüdür.

            2.2-Ünsüz Kullanımı

            Şiirde toplam 448 ünsüz ses kullanılmıştır. (43-k, 43-m, 65-r) “k, m, ve r” ünsüzleri şiirde          ritim ve ahenki sağlamıştır. ”M” sesi birinci tekil kişiye işaret etmektedir. Şiirde ötümlü          ünsüzler ötümsüzlere göre daha fazladır (318 ötümlü ve 130 ötümsüz ünsüz). Şiirde 298            sürekli ve 150 süreksiz ünsüz kullanılmıştır.

Kaynakça

Ahmet Kaya, İsmet Özel Hayatı, Şiiri ve Poetikası (Doktora Tezi, İnönü Üniversitesi, 2014; 441).

Celal Fedai, İsmet Özel’in Şiirlerinde 1965-1975 Dönemi Siyasi Olayları ve Halka Bakış. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, C:7/ S:2 (2018), s.375-397. DOİ: 10.26650/TUDED478092.

Hüseyin Etil, Carl Schmitt’in Partizan Teorisi Çerçevesinde İsmet Özel Şiiri’nin Sosyo-Politik Analizi (Yüksek Lisans Tezi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 2019; 283).

İbrahim Tüzer, İsmet Özel’in Şiirleri Üzerine Bir İnceleme (Doktora Tezi, Kırıkkale Üniversitesi, 2007; 432).

İsmet Özel (2016), Erbain: kırk yılın şiirleri (İstanbul: TİYO Yayınları)

Yusuf Aydoğdu, Cumhuriyet Döneminde Toplumcu Gerçekçi Şiirin Serüveni. Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (2017), s.267-282. DOİ: 10.29029/busbed.335707.

[Photo] İsmet Özel. http://www.leblebitozu.com/ismet-ozelin-siirleri-ve-hayati/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s