ÇOCUKLARDA DİL ÜZERİNDEN SOSYAL KATEGORİ ALGISI

ÖZ

Sosyal kategoriler erken yaşlardan itibaren düşüncelerimizde, inançlarımızda davranışlarımızda ve kararlarımızda büyük bir role sahiptir. Bu yazıda, çocukların sosyal kategori olarak dile dair düşünceleri ve dildeki genelleme ifadelerinin çocukların sosyal kategori algılarına etkisi bilimsel çalışmalar yardımıyla incelenecektir.

Sosyal Kategorinin Tanımı

Bir veya daha fazla sosyal ortak nitelik ile tanımlanan bir grubu “sosyal kategori” olarak adlandırabiliriz (“Social Category,” n.d.). Dil, ırk ve cinsiyet sosyal kategoriler için verebileceğimiz başlıca örneklerdendir.

Sosyal kategoriler bizim için bazen kolaylaştırıcı araçlar olabilir. Örneğin bir kişinin hangi dili konuştuğu, hangi yiyecekleri yemeyi tercih ettiği, hangi dine inandığı ve kimlerle etkileşimde olduğu gibi özellikleri, o kişinin hangi sosyal gruba ait olduğuna dair çıkarımlar yapmada kullanılabilir (Liberman et al., 2017). Fakat bu çıkarımlar  sosyal kategorilere karşı bazı beklentilere, önyargıya, stereotipik inançlar ve yargılar gibi olumsuz durumlara da sebep olabilir (Locksley et al., 1982).

Child playing with wood letter blocks
(Harvard GSE, 2019)

Sosyal Kategori Olarak Dil

Dil ile etkileşimimiz anne karnından başlar ve güçlenerek devam eder. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren dili ve dildeki farklılıkları ayırt edebildiğimiz, hatta dile dayalı sosyal tercihler yapabildiğimiz görülür. Kinzler, Dupoux ve Spelke (2007) tarafından yapılan bir çalışmada, 5-6 aylık bebeklere bebeklerin anadilinde ve yabancı bir dilde konuşan iki ayrı bireyin videosu gösterildiğinde bebeklerin kendi dillerini konuşan kişiye daha uzun süre baktığı gözlemlenmiş. Dahası, bebeklere kendi dillerinde fakat biri doğal diğeri yabancı olmak üzere iki aksandan konuşmalar dinletildiğinde bebeklerin bu kez de doğal aksanı tercih ettikleri görülmüş (Kinzler et al., 2007). Çalışmanın devamında 5 yaşındaki çocuklara da iki ayrı aksanda konuşan kişilerin videoları gösterildiğinde ve kiminle arkadaş olmak istedikleri sorulduğunda çocukların doğal aksanla konuşan kişiyi seçme oranlarının daha yüksek olduğu görülmüş (Kinzler et al., 2007).

Başka bir çalışmada, kültürel bir bilginin 5-6 yaş çocukların sosyal kategorileri için bir ipucu olup olmadığına bakılmış ve iki sosyal kategori karşılaştırılmış: dil ve cinsiyet (Soley & Aldan, 2020). Çalışmada öncelikle iki kategoriden yalnızca birinde katılımcıyla ortak özelliği olan iki ayrı kişi, fotoğraf ve ses kaydı yoluyla çocuklara tanıtılmış. Örneğin katılımcı; anadili Türkçe olan bir kızsa, ona Türkçe konuşan bir oğlan çocuk ve İspanyolca konuşan bir kız çocuk gösterilmiş. Ardından çocukların iki durum hakkındaki tahminleri incelenmiş: ortak tercih ve ortak bilgi. Ortak tercih için katılımcıya, iki çocuktan birine bir şarkının dinletildiği ve çocuğun bu şarkıyı sevdiği söylenmiş ve katılımcıdan kimin bu şarkıyı bildiğini tahmin etmesi istenmiş. Ortak bilgi için ise birinin şarkıyı dinlediği ve bildiği söylenmiş ve yine katılımcıya tahmini sorulmuş. Sonuçlar çocukların ortak dilin ortak cinsiyete kıyasla şarkıyı bilmekte, yani ortak bilgide, daha etkili olduğunu düşündüklerini göstermiş. Şarkıyı sevme, yani ortah tercih, durumunda ise hiçbir kategori baskın gelmemiş. Ayrıca çalışma yetişkinlerle yapıldığında da çocukların yanıtlarına benzer yanıtlara ulaşılmış (Soley & Aldan, 2020). 

Kısacası, yapılan çalışmalara göre aslında çok küçük yaşlardan itibaren farklı dilleri, hatta aksanları, ayırt edebildiğimizi ve dili bir sosyal kategori olarak tanıyıp dile dayalı sosyal tercihler yapabildiğimizi görüyoruz. Aynı zamanda erken yaşlardan başlayarak kültürel bir bilgiyi belirli bir sosyal kategoriye, örneğin dile atfedebiliyoruz ve bunun üzerinden genellemeler yapabiliyoruz, bildiğimiz bir şarkıyı aynı dili konuştuğumuz kişinin de bileceğini varsaymak gibi. 

Language development in children 4-5 years | Raising Children Network
(raisingchildren.net.au, n.d.)

 Genelleme İfadelerinin Sosyal Kategorilere Etkisi

Dil, bir sosyal kategori olduğu gibi sosyal kategori oluştururken kullandığımız araçlardan biri olması nedeniyle de sosyal yaşantımızda önemli bir rol oynuyor. Bu noktada günlük hayatta kullanılan genelleme ifadelerinin etkilerinin olduğunu görüyoruz.

2018 yılında ortalama iki yaş çocuklarla yapılan bir çalışmada, dildeki genelleme ifadelerinin çocukların sosyal kategori algılarındaki etkisi incelenmiş (Rhodes et al., 2018). Bunun için öncelikle çocuklara mavi kıyafetli bir karakterin resmi gösterilmiş. Ardından genelleme ifadelerinin etkisini görmek amacıyla bir durumda karakterin ismi (Zarpie) ve yaptığı bir aktivite (örn. duvara tırmanır) Zarpieler’i genelleyerek söylenmiş (örn. Zarpieler duvara tırmanır). Diğer durumda genelleme ifadesi “Bu Zarpieler” şeklinde kullanılmış ve ardından aktivite söylenmiş. Başka bir durumda genelleme yapılmadan Zarpie’nin aktivitesi söylenmiş. Son iki durumda ise karakterin yalnızca aktivitesi veya yalnızca ismi söylenmiş, başka bilgi verilmemiş. Bu süreç altı kez tekrarlanmış, değişen tek şey Zarpie olarak tanıtılan karakterin görünüşü (örn. kahverengi saç yerine sarı saç veya karakterin gözlük takıp takmaması) ve yaptığı aktivite olmuş, kıyafeti ise hep mavi olarak kalmış. Ardından çocuklara aralarındaki tek fark kıyafet rengi, biri mavi diğeri kırmızı, olan iki karakter gösterilmiş ve hangisinin bir Zarpie olabileceği sorulmuş. Sonuçlar, yalnızca genelleme ifadelerinin verildiği çocukların mavi kıyafetli karakteri Zarpie olarak tanımladığı görülmüş (Rhodes et al., 2018). 

2012 yılında yapılan bir çalışmada, yeni bir sosyal kategori hakkında genelleyici ifadeler duymanın çocuklarda esasçı (essentialist) düşünceye, yani o kategorinin kendi içinde sabit, doğal ve tutarlı özellikleri olduğu düşüncesine yol açacağı varsayılmış (Rhodes et al., 2012). Örneğin, “kızlar pembe giyer” gibi bir ifadenin çocuklarda pembe giymenin kızlara ait bir özellik olduğunu, bütün kızların bu özelliğe sahip olduğu ve bunun onların doğasında olduğu gibi çeşitli düşüncelere sebep olabileceği düşünülmüş. Bunu incelemek için öncelikle yetişkinlere ve 4-5 yaşlarındaki çocuklara önceki çalışmadaki gibi “Zarpie” karakteri tanıtılmış. Bu tanıtma iki yolla yapılmış: bir gruba Zarpie tanıtılıp ardından tek bir Zarpie’yi içiren bir özellik söylenmiş (örn. bu Zarpie uğur böceklerinden korkar), diğer gruba ise bu özellik tüm Zarpieler’i kapsayacak şekilde verilmiş (örn. Zarpieler uğur böceklerinden korkar). Sonuçlara göre hem yetişkinler hem de çocuklar karakter genelleme ifadeleriyle tanıtıldığında daha fazla esasçı düşünceye dayalı yanıtlar vermiş (Rhodes et al., 2012). Çalışmanın devamında ise Zarpieler’in özellikleri “bir Zarpie”ye veya “bu Zarpie”ye özel olarak iki ayrı şekilde tanımlanmış. Sonuçlar yine iki yaş grubunda da genelleme ifadesinin verildiği koşulda daha fazla esasçı düşünce içerikli cevaplar göstermiş (Rhodes et al., 2012).

Sonuç

Sosyal kategoriler bazen  hayatımızı düzenlememize yardımcı oluyor, bazen de bize hazır kalıplar sunarak önyargı, stereotipleme gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu noktada dilin hem bir sosyal kategori hem de bir sosyal kategori oluşturma aracı olarak önemini, yazıda incelenen çalışmalar yardımıyla görüyoruz. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren dil bizim için önemli bir ipucu oluyor ve tercihlerimizi etkileyebiliyor. Aynı zamanda dil kullanımının, örneğin dildeki genellemelerin, oluşturduğumuz sosyal kategorilerde bazı etkileri olabiliyor ve bu da bize özellikle ebeveynlerin çocuklarıyla iletişiminde kullandıkları ifadelerin önemini gösteriyor.

Burada incelenen çalışmalara ek olarak çocukların dile dair düşüncelerini gözlemlemek için daha farklı yöntemlerle yapılan çalışmalar da incelenmelidir. Örneğin dil çeşitliliği daha geniş toplumlarda yapılan çalışmalara bakılabilir, hatta farklı sosyal statülerdeki dillerin çocukların sosyal kategori algılarında değişiklik gösterip göstermediğini araştıran çalışmalar da incelenebilir (Kinzler, 2013).

Kaynakça

Kinzler, K. D. (2013). The development of language as a social category. In M. R. Banaji & S. A. Gelman (Eds.), Navigating the social world: What infants, children, and other species can teach us (pp. 314–317). Oxford University Press. 

Kinzler, K. D., Dupoux, E., & Spelke, E. S. (2007). The native language of social cognition. Proceedings of the National Academy of Sciences, 104(30), 12577–12580. doi:10.1073/pnas.0705345104

Liberman, Z., Woodward, A. L., & Kinzler, K. D. (2017). The Origins of Social Categorization. Trends in Cognitive Sciences, 21(7), 556–568. https://doi.org/10.1016/j.tics.2017.04.004

Locksley, A., Hepburn, C., & Ortiz, V. (1982). Social stereotypes and judgments of individuals: An instance of the base-rate fallacy. Journal of Experimental Social Psychology, 18(1), 23–42. doi:10.1016/0022-1031(82)90079-8

Rhodes, M., Leslie, S. J., Bianchi, L., & Chalik, L. (2018). The Role of Generic Language in the Early Development of Social Categorization. Child Development, 89(1), 148–155. https://doi.org/10.1111/cdev.12714

Rhodes, M., Leslie, S.-J., & Tworek, C. M. (2012). Cultural transmission of social essentialism. Proceedings of the National Academy of Sciences, 109(34), 13526–13531. doi:10.1073/pnas.1208951109

Social category. (n.d.). In APA Dictionary of Psychology. https://dictionary.apa.org/social-category

Soley, G., & Aldan, P. (2020). Children and Adults Selectively Attribute Shared Cultural Knowledge to Speakers of the Same Language. Child Development, 91(1), e218–e230. https://doi.org/10.1111/cdev.13161

[Photo] https://raisingchildren.net.au/preschoolers/development/language-development/language-4-5-years

[Photo] Harvard Graduate School of Education https://www.gse.harvard.edu/news/19/12/harvard-edcast-bringing-hidden-language-disorder-light

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s