İLTİCA: HAKLAR, POLİTİKALAR VE TÜRKİYE

kişi, açık hava, insanlar, grup içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Reuters, 2021

Özet

  Geçmişten günümüze hemen hemen her dönemde savaşlar başta olmak üzere insanlar belirli sebeplerle ülkesini terk etmek zorunda kalmaktadır. Bu yazıda ülkesini terk eden insanların haklarını, ülkelerin bu insanları kabul politikalarını, Türkiye özelinde bulundukları ülkeye etkileri incelenecektir. Türkiye’de sık sık farklı sebeplerle gündeme gelen mülteci sorununun nedenleri anlatılacaktır.

Dünyada Göçmen ve Mülteciler 

   Dünyada göçmen ve mültecilerin durumunu inceleyebilmek için ilk başta göçmen, mülteci ve sığınmacı kavramlarının farkını bilmek ayrımını yapmak gerekir. Göçmen mülteci farkını anlamak için öncelikle itme ve çekme kuramını (push and pull theory) bilmek gerekir. Lee (1966), itme ve çekme kuramında itme kavramını bir kişinin ülkesini terk etmesine sebep olan ülkesindeki olumsuz koşullar, çekme kuramını yeni bir ülkeye yerleşmek isteyen insanın gitmek istediği ülkedeki olumlu koşullar olarak tanımlamıştır. Göçmen kavramı çekici faktörler ile bir yere yerleşen, kendi isteği ile ülke değiştiren insanlardır. Mülteci kavramı ise itici faktörler ile zorunluluktan ülkesinden ayrılan insanlardır. Bu tanıma ek olarak Develioğlu (2015), ‘’ karar almak ‘’ ve ‘’ karar vermek ‘’ arasındaki farklılıkları tanımlamıştır. ‘’ Karar almak ‘’ kişinin baskı altında olmadan seçenekler arasından kendi iradesi ile bir tercih yapması iken, ‘’ karar verme ‘’ kişinin baskı altında zorunluluktan seçim yapmasıdır. Göçmenler baskı altında olmadan özgür bir şekilde seçenekleri gözden geçirerek bir göç tercihi aldıkları için ‘’ karar almak ‘’ göçmenler için daha uygundur. Mülteciler ise ölüm tehdidi, siyasal baskı, özgürlüğün kısıtlanması gibi olumsuz koşullar altında zorunluluktan bir göç kararı verdikleri için ‘’ karar verme ‘’ ise mülteciler için uygundur (Eren & Çakran, 2017). Mülteci olmak için bir devlete ya da Birleşmiş Milletler gibi kurumlara başvuru yapan ve başvuruları inceleme sürecinde olan kişilere sığınmacı denir (IOM, 2011). 

  DW’nin (18. 06. 2021) haberine göre BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin açıkladığı rapora göre dünyada 82 milyon 400 bin kişi savaş, baskı ve kişisel haklarının ihlali gibi nedenlerle ülkesini terk etti. Buna ek olarak 3 milyon 700 bin sığınmacıyı bünyesinde barındırarak bu alanda en çok kişiye ev sahipliği yapan ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin ardından bir milyon 700 bin kişi ile Kolombiya gelmektedir.

Joe Higgins, 2017

Ülkelerin Göçmen ve Mülteci Politikası 

  Avrupa Birliği, Afrika Konseyi ve Asya ülkelerinin kendi içlerinde ortak bir göçmen ve mülteci politikaları bulunmamaktadır. Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa Konsey ülkeleri ve aday ülkelerin imzaladığı 1951 Cenevre Sözleşmesi bulunmaktadır, aynı zamanda Türkiye de imzalayan ülkeler arasında bulunmaktadır. 1951 Cenevre Sözleşmesi göç, sığınmacı, mülteci ve iltica konularına ortak bir hareket alanı çizmiştir fakat sözleşmeye göre zaman olarak sadece 1951 yılından önce meydana gelen olaylar sonucunda ülkesini terk etmek zorunda bulunan kişiler, sınır olarak da Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar belirtilmiştir. Ancak Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 1967 Protokolü’nde bu zaman ve coğrafi sınır kavramları kaldırılmıştır. Günümüzde baktığımız zaman Avrupa ülkeleri çok sayıda mülteci kabul etmemekte ve seçici davranmaktadır. Euronews’in (2020) haberine göre dünyada ülkelerin barındırdığı mülteci sayısına göre yapılan sıralamada ilk 10’da Avrupa’dan sadece 4. sıradaki Almanya bulunmaktadır.

  Türkiye’nin mülteci politikasına bakacak olursak Türkiye’de geçmişten beri Osmanlı Devleti döneminde de Cumhuriyet sonrası dönemde de devamlı olarak göç dalgalanmaları yaşanmıştır (Latif, 2002). Türkiye Cumhuriyeti’nin mülteci politikası eski dönemlere göre daha katıdır. Türkiye Cumhuriyeti 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin 1(B) (1) Maddesine göre bir coğrafi sınır koyarak yalnızca Avrupa’dan gelen insanları mülteci olarak tanımlamaktadır. Türkiye’nin bu maddeyi koymasındaki neden Soğuk Savaş dönemindeki anti-komünist politikası sebebiyledir (Akdağ 2005: 164). Türkiye’nin bu politikasının farklı sebepleri Doğu Avrupa’dan göç eden insanların sayısal olarak az olmaları, Doğu Avrupa’dan gelen insanların ekonomik yüklerinin genel olarak BM tarafından karşılanması, o dönemki Asya ve Orta Doğu ülkelerindeki ekonomik ve siyasal istikrarsızlık nedeniyle o bölgeden göç almak istememesidir (Latif, 2002: 21). Fakat Türkiye’de bulunan mülteciler büyük çoğunluk Avrupa dışından gelen kişilerdir. Türkiye’nin coğrafi konumunun doğunun batıya açılan kapısı olması nedeniyle Avrupa’ya gitmek isteyen göçmen ve mültecilerin Türkiye’yi transit ülke olarak kullanması ve Türkiye’nin sınır komşularındaki karışıklıklar ve savaşlar nedeniyle çok fazla komşu ülke vatandaşının mülteci konumuna düşmesidir. Bu sebepler hem Türkiye’nin mülteci sayısını hem de mültecilerin çoğunluğunun Avrupa dışından olmasıdır. Avrupa dışından gelen mülteciler YUKK 62. Maddesine göre ‘’şartlı mülteci’’ olarak kabul edilmektedirler. Madde 62 :“Avrupa ülkeleri dışında meydana gelen olaylar sebebiyle; ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle yararlanmak istemeyen yabancıya veya bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen vatansız kişiye statü belirleme işlemleri sonrasında şartlı mülteci statüsü verilir. Üçüncü ülkeye yerleştirilinceye kadar, şartlı mültecinin Türkiye’de kalmasına izin verilir’’ (Resmi Gazete 2013: Md. 62).  Suriyeliler ve Afganlar gibi Türkiye’de bulunan Avrupa dışı milletlerden olan kişiler için “şartlı mülteci” tanımı uygundur.

Mülteci Hakları 

  İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (Madde 14) herkesin başka ülkelere sığınma başvurusu yapma ve sığınma hakkı olduğunu bildirir. 1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin BM Sözleşmesi (ve 1967 Protokolü), mültecilerin risk taşıyan onlar için tehdit olan ülkelere gönderilmesini yasaklar. 1951 tarihli sözleşmenin 4, 13 ve 24. maddesine göre mültecilere ülkede yaşayan diğer yabancıların sahip olduğu haklar ve imkanlar tanınmalıdır ve temel ihtiyaçlar verilmelidir. Bunlar din özgürlüğü, medeni haklar, menkul ve gayrimenkul edinme hakkı, ihtisas mesleğini icra etme hakkı, eğitim hakkı, mahkemelerde taraf olma hakkı, çalışma hakkı, dernek hakları, sosyal yardım hakkıdır ve bunlara ek olarak her mültecinin sağlık hakkından yararlanması ve çocukların okula gitmesi sağlanmalıdır şeklinde belirtilmiştir. Bunlara ek olarak uluslararası hukuka göre bir mültecinin riskli bir ülkeye gönderilmemesi temel kuraldır.  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre vatandaşları ve yabancıları toplu olarak sınır dışı etmek yasaklanmıştır (Efe & Ulusoy 2013).

Türkiye Özelinde Mültecilerin Durumu

  Türkiye BM Mülteci Örgütü’nün (UNHCR) verilerine göre 3,6 milyon Suriyeli ve 320.000 diğer milletlerden mülteci içermektedir. Bu verilere göre dünyada en çok mülteci barındıran ülke olmakla beraber bin kişi başına düşen mülteci sayısında da dünyada 4. sıradadır. İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı açıklamada 2019 yılındaki düzensiz göçmen sayısını 454 bin 662, 2020 yılındakini ise 122 bin 302 olarak belirtmiş ve 2019’da 103 bin 858 düzensiz göçmen sınır dışı edilirken 2020’de 41 bin 379 sınır dışı işlemi olduğunu söylemiştir.

  Son dönemdeki mülteci sorunu ile en çok vurgulanan şey harcamalar ve ekonomik etkilerdir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılında BM Cenevre ofisinde yapılan 1. Küresel Mülteci Forumunda Türkiye Cumhuriyeti’nin mültecilere harcadığı parayı 40 milyar dolardan fazla olarak açıkladı. Milletvekili Ümit Özdağ, 2020 yılında Suriyeli mültecilere harcanan paranın 58,2 milyar dolar olduğunu bu paranın 51,1 milyar dolarının devlet kaynaklarından 7,2 milyar dolarının ise BM ve AB fonlarından karşılandığını açıklamıştır. Ekonomik olarak olumsuz etkilerinin yanı sıra sağladıkları iş gücü ve iş hacminin büyümesine olan pozitif etkileri göz ardı edilemez. 

  Türkiye’deki mülteci durumunu eğer bir sorun olarak görür ve her kalemden incelersek tam olarak bir çıkmaz olduğu görülecektir. Fayda-zarar denklemi üzerinde çok uzun çalışmalar yapmak, bu kadar büyük kitleleri mülteci olarak kabul etmeden önce ve sonra planlı hareket etmek gerekmektedir. Çünkü Türkiye’deki mültecilerin büyük çoğunluğunu Avrupa dışı milletlerden insanlar oluşturduğu için neredeyse tamamı şartlı mülteci durumundadır ve uluslararası antlaşmalara göre şartlı mülteciler için güvenli bir üçüncü bir ülke bulunana kadar Türkiye bakmak ve barındırmak yükümlülüğündedir. 

Kaynakça

Lee, E. S. (1966). A theory of migration. Demography, 3(1), 47-57.

Develioğlu, L.S. (2015). Karar Verdim! Istanbul: Kapital Medya Hizmetleri.

IOM. (2011). Glossary on Migration, International Migration Law Series No. 25. https://www.iom.int/key-migration-terms

Eren, V., & Çakran, Ş. (2017). MÜLTECİ POLİTİKASI: AVRUPA BİRLİĞİ VE    TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 14(39), 1-30.

Deutsche Welle, 2021. BM: Dünyada 82 milyon 400 bin insan yerini yurdunu terketti

https://www.dw.com/tr/bm-d%C3%BCnyada-82-milyon-400-bin-insan-yerini-yurdunu-terketti/a-57947587

Resmi Gazete. (2013). Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK), 

Sayı: 28615.

Latif, D. (2002). Refugee of the Turkish Republic. The Turkish Yearbook of 

International Relations, Vol. XXXIII, 1-29.

Akdağ, G.A. (2005). AB Kapısında Türkiye ve Göç Politikası. Stratejik Öngörü 

Dergisi, Yıl: 2, Sayı: 4, 161-167.

Efe, S., & Ulusoy, O. (2013) 117 Soruda Mülteci Hakları. İnsan Hakları Gündemi Derneği.Euronews, 2020.

Euronews, 2020. Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke Türkiye, ilk 10’da Avrupa’dan sadece Almanya varhttps://tr.euronews.com/2020/02/28/dunyada-en-fazla-multeciye-ev-sahipligi-yapan-ulke-turkiye-ilk-10-da-avrupa-sadece-almanya

Fotoğraflar İçin Referanslar

[Photo] Reuters, 2021 https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ingiltere-savunma-bakani-wallace-turkiye-ve-pakistan-gibi-ulkelerde-multeci-merkezleri-planliyoruz-1862614

[Photo] Joe Higgins, 2017 https://www.arkitera.com/gorus/yeni-uzaylilar-ve-multeci-kamplari/

[Photo] NTV, 2020. https://www.ntv.com.tr/dunya/bm-ve-abden-iran-ve-abdye-cagri,Dr4Kc55LHUK2O_MQToG4uw

Vehbi SÖKÜCÜ

Gaziantep Üniversitesi, Tıp Fakültesi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s