Pandemi Gölgesinde Petrol

Virüsün Yayılışı ve Piyasalarda Panik Havası

2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde başlayarak kısa zamanda bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını bilhassa salgının Avrupa’ya sıçraması ve merkez üssü haline gelmesi ile bütün ekonomik dengeleri de alt üst etmeyi başardı.
Şubat ayı içerisinde Avrupa’da ilk olarak İtalya’dan yayılıma başlayan virüs kıta genelinde bilançoların ağırlaşması ile piyasalarda panik havası yarattı. Mart ayının başında virüsün görülmediği ülke kalmaması ve salgının ‘küresel pandemi’ olarak sınıflandırılması da 2019 yılından beri kriz alametleri gösteren finansal piyasaları adeta bir yıkıma itti. Mart ayının ilk yarısında birçok piyasa dibi gördü ve kriz koşulları tam olarak kendisini göstermeye başladı.

Finansal piyasalara benzer şekilde pandeminin reel sektöre etkisi de büyük oldu. Dünya çapında karantina uygulamalarının başlaması ile birçok sektörde talep ya azaldı ya da durma noktasına geldi. Tüketiciler kriz ortamının yarattığı panik havası ile paralarını daha zorunlu harcamalar olan gıda, barınma, enerji ve sağlık gibi sektörlerde değerlendirmeye yöneldiler. Bu durum da birçok sektörde hiç sınırlama olmasa dahi talebin düşüşü ile sonuçlandı.
Merkez Bankası’nın temmuz ayı enflasyon raporunda yer verdiği reel sektör temsilcileri ile yaptığı ankete göre, reel sektörün salgın nedeniyle yaşadığı en büyük sorunun talep azalması olduğu ve tüketici davranışında bir sadeleşme olduğu rahatlıkla görülebilir. Diğer cevaplar incelendiğinde de salgının hem talep hem de arz yönlü krizlere yol
açtığı ayrıca görülebilmektedir.
Bütün bunlara ek olarak en ilginç gelişmelerin yaşandığı piyaslardan birisi de şüphesiz uluslararası petrol piyasalarıydı. Mart ayıyla beraber finansal krize ek olarak petrol piyasalardında da bir kriz yaşandı. Peki petrolün derdi neydi?

Petrolün Düşüşü

Kaynak: Trading Economics

Şubat ayında piyasalarda panik havasının yayılmaya başlaması ile küresel ticaret de dibe vurmaya başladı. Küresel ticaretin önemli göstergelerinden birisi olan Baltık Kuru Yük Endeksi tarihi düşük seviyelere geriledi. Bu gelişmeler olurken OPEC+ toplantısı salgına rağmen da 5-6 Mart 2020 tarihinde yapıldı. Toplantı öncesi sektör temsilcilerinin bekletisi azalan talebe ve mobiliteye müteakiben ilk aşamada günlük 1 milyon varil üretim kesintisi olması yönünde gerçekleşti. Fakat toplantı Rusya ile Suudi Arabistan arasındaki çekişmeye sahne olunca sonuçlar beklentilerden uzak oldu.
Ocak ayında virüsün ortaya çıktığı şehir olan Wuhan tamamen karantinaya alınmış ve karantina uygulamaları kademeli olarak Merkez Çin’e de yayılmaya başlamıştı. Wuhan şehri de Merkez Çin’in en büyük şehri olmasına müteakip ulaşım, finans, üretim ve çeşitli reel sektörlerin de merkezi konumundaydı. Karantina uygulaması ile Çin’de meydana gelen talep kesintisinin etkisi büyüktü ve virüsün de yayılması ile bu talebin daha da düşeceği kesin görünüyordu. Bu yüzden Suudi Arabistan üretimi kademeli olarak kısıp petrol fiyatlarını 50-70 dolar bandında tutarak petrol piyasasının istikrarını sürdürmek istedi. Buna karşın Rusya bu durumun kısa süreceğini iddia etmiş, kesintiye gerek olmadığını, piyasalarda bir çöküş meydana gelmeden zaten toparlanmanın başlayacağını iddia etti. Ayrıca Suudi Arabistan’I ABD’li kaya petrolü üreticilerine destek olmakla suçladı. Bu koşullar altında mart ayındaki toplantıdan bir sonuç çıkmadan masa dağıldı.
Suudi Arabistan’ın bütün ısrarlarına rağmen duruşunu bozmayan Rusya karşısında Suudi Arabistan’ın hamlesi nisan başında vanaları iyice açarak üretimi arttırması oldu. Bu durum, zaten düşük olan talep koşulları altında bir arz patlaması (oversupply) yaratarak fiyatların tarihi dip noktalara düşmesine neden oldu.
Rusya’nın esasen amacı ABD’li üreticileri zora sokmaktı keza Venezüalla, Libya, İran gibi ülkelerin petrol piyasasından bir şekilde çekilmesi ile ABD’li kaya petrolü üreticileri yeniden yükselmiş, dünya petrol pazarında OPEC+ ülkelerinin payı azalırken ABD’nin payı zamanla artmıştı. ABD’de üretilen petrol çoğunlukla kaya petrolü olduğu için maliyeti OPEC+ ülkelerine oranla daha yüksektir. Bu yüzden petrol fiyatının düşmesi ABD’li kaya petrolü üreticilerini zora sokacak bir durum olup, Rusya’nın da çıkarını bu bağlamda destekler özellik gösteriyordu. Sonuç azalan talep altnda üretimin sabit kalması petrol fiyatını kademeli olarak düşürecek bu da ABD’li şirketler için tehlike çanlarının çalması demekti.

Kaynak: IMF

Suudi Arabistan’ın üretim arttırımı ve pandeminin daha da yayılışı nedeniyle talebin azalmaya devam etmesi sonucu şubat ayı başında 54-58 dolar arasında seyreden brent petrolün fiyatı nisan ayında 15,98 dolar ile tarihi düşük seviyelere geriledi. Bu durum ABD için tehlikeli olsa da Rusya için de beklenmedik ve riskli bir hamleydi. Öyle ki geliri bir noktada petrole dayanan Rusya’nın gerek maliyetler gerek de bütçe açıklarını denkleştirmesi için petrolün varilini 45 doların üzerinde satması gerektiği tahmin ediliyordu. Uzunca bir süre 25 dolar civarlarında seyreden brent petrol, Rusya ekonomisine büyük zararlar verdi. Rusya zararında petrol üretmiş oldu. Tabi ki bu durumdan bütçe açığı daha yüksek ve geliri daha büyük oranda petrole dayalı olan Suudi Arabistan da oldukça ciddi etkilendi. Fakat günü sonunda en zararlı çıkan kim oldu, tartışmaya açık.


Petrol piyasalarındaki en alışılmadık durum brent petrolün bir türevi olan WTI (West Teksas Intermediate) petrolünün fiyatlarının negatif düzeye düşmesiydi. Negatif fiyat, üreticinin alıcıya direk para ödemesi olarak bilinse de durum bundan biraz farklı. WTI, diğer petrol türevlerinden yapıca biraz ayrışıyor. Vadeli kontratlar ile yatırımcılar arasında işlem görebiliyor. Bu işlemler ABD’nin Cushing şehrinde fiyatlanıyor. Küresel ölçekte petrol üretiminin artması ve depoların dolması ile aynı zamanda dünyanın en büyük petrol rezervlerini bulunduran Cushing şehrine de aşırı miktarda petrol gelmeye başladı. Mayıs ayı kontratının son günü olan 20 Nisan itibariyle Cushing şehri depolarındaki doluluk yüzünden kontratlara alıcı çıkmayınca WTI vadeli işlemler fiyatı günlük %325 bir düşüşle -40.32 dolara kadar geriledi. Teknik olarak satıcı, deposunu boşlatmak için alıcıya ödeme yapmış oldu. Bu durum WTI petrolünün kağıt variller ile işlem görebilme yapısı yüzünden yaşanmış olup o gün itibariyle brent petrol 25 doların üzerinde seyretmekteydi. Mayıs kontratının bitmesi ile de fiyatlar yeniden normale döndü.


Yaşanan petrol krizini tarihteki diğer krizler ile kıyaslayacak olursak 1997 Asya Krizi ve 2016 arz krizindeki yaşananlara büyük ölçüden benzetebiliriz. 1997 yılında Asya’nın çok hızlı büyüyen ülkesi Tayland’da başlayıp bütün Asya’ya yayılan finansal kriz tam da bugün olduğu gibi Asya’dan başlayan bir talep azalması yaratmıştı. Fakat kriz dönemi, OPEC ülkelerinin üretim artışına gittiği zamana tekabül edince petrol fiyatları yaklaşık %56 düşüşle 14 dolara kadar gerilemişti.
2016 petrol krizinde ise ABD’li kaya petrolü üreticileri, üretimlerini son 7 yılda ikiye katlamış vaziyetteydiler. Bu arz artışına rağmen OPEC ülkeleri üretimi kısmaya yanaşmadı ve ‘oversupply’ durumları oluştu. Bu da birkaç yıl önce 120 doların üzerinde işlem gören petrolü 2016 başlarında 27 doların da altına düşürdü.
1986 Yeni Kaynaklar krizi de azalan talebe rağmen aşırı arz koşullarının olduğu yapısı itibariyle pandemi dönemi petrol krizine benzemektedir.

Toparlanma Eğilimleri


Mayıs ayına girilmesi ile dünya çapında normalleşme adımları hızlandı ve karantina uygulamaları bir bir kaldırıldı. Kriz süresince verilen teşvikler ve parasal genişleme hamlelerinin neticesinde piyasalardaki panik havası da yavaş yavaş dağılmaya başladı. Bu gelişmelere bağlı olarak finansal piyasalar toparlanma eğilimleri göstermeye başladılar.

Kaynak: Investing.com

Parasal genişleme, düşen faiz oranları ve kredi paketleri ile beraber Türkiye de dahil olmak üzere dünya çapında reel sektörde de bir canlanma gözlemlendi. Özellikle cazip borçlanma fırsatı bulan kişiler ertelenmiş harcamaları da gerçekleştirerek ekonomik hareketlilikte önemli rol oynadılar.

Normalleşme adımlarının hayatın mobilitesini ve sanayi üretimini yeniden arttırdığı aşikar. Bua bağlı olarak artamaya başlayan petrol talebi, petrol fiyatlarını kademeli olarak 30,35 ve 40 doların üzerine çektiler.

Uluslarası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Nisan ayı sonunda yayınladığı raporda 2020 yılı için ortalama WTI ve brent petrol fiyatlarını sırasıyla 30 ve 35 dolarak öngörürken, 2021 yılı için 40 ve 45 dolar olarak tahmin etmişti. Uluslarası yatırım bankası Goldman Sachs ise temmuz ayı raporunda küresel petrol talebinin 2022 yılına kadar tamamen toparlanmasının mümkün olmadığını, 2020 yılı için ortalama fiyatların WTI ve brent petrol için 36 ve 40 dolar civarlarında olacağını söyledi. Bugünlerde 45 dolar civarlarında işlem gören brent petrol ivmesini biraz yitirmişe benziyor. Salgının sonbahar ve kış aylarındaki seyrine göre talebin yeniden düşmesiyle bir petrol krizinin daha yaşanması işten bile değil.

KAYNAKÇA

IMF, (2020). Table 6. Breakeven Oil Prices. Retrieved August 19, 2020, from https://data.imf.org/regular.aspx?key=60214246

Investing. (2020, August 18). Stock Market Index – Major World Indices. Retrieved August 19, 2020, from https://www.investing.com/indices/major-indices

Moody’s. (2020, April 28). Research Announcement:. Retrieved August 19, 2020, from https://www.moodys.com/research/Moodys-WTI-and-Brent-202021-oil-prices-assumptionslowered-as–PBC_1226604

Nagarajan, S. (2020, July 3). Goldman Sachs says global oil demand won’t rebound to pre-coronavirus crisis levels until at least 2022. Retrieved August 19, 2020, from https://markets.businessinsider.com/commodities/news/oil-demand-wont-recover-from-pandemicuntil-2022-goldman-sachs-2020-7-1029365117

TCMB. (2020). Enflasyon Raporu (p. 40, Rep. No. 2020-III). Ankara, TC: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası.

Trading Economics. (2020, August 18). Baltic Exchange Dry Index1985-2020 Data: 2021-2022 Forecast: Price: Quote. Retrieved August 19, 2020, from https://tradingeconomics.com/commodity/baltic

Batuhan ÖZBAY

Orta Doğu Teknik Üniversitesi – MBG

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s