MODERN KÖLELİK: İNSAN TİCARETİ VE KORUNMAYI BEKLEYEN ÇOCUKLAR

Kölelik anlayışının başlangıcını tam tarih olarak bilemiyor olsak da, insanoğlunun ihtiyaç fazlası ürün elde etmesiyle beraber, daha az çalışarak daha fazlasına sahip olma arzusu ile örtüştüğünü söyleyebiliriz. Yani tarım devriminden sonra Neolitik dönem içerisinde, her ne kadar günümüzdeki ile birebir olmasa da “kölelik” kavramı tarih sayfalarında kendisini göstermeye başlamıştır. Kölelik, kişinin özgürlüğünün ve haklarının bir başkasının tekelinde olmasıdır, kimileri ırklarından dolayı, kimileri ailelerinin sahip olduğu köle geçmişinden dolayı, kimileri cinsiyetinden, kimisi ise bedensel kusurundan dolayı özgürlüğünü kaybeder veya hayatı boyunca zaten hiç elde edememiştir. Yüzyıllardır varlığını sürdüren bu kavram günümüz şartlarına ayak uydurarak yine kendisini göstermektedir. İnsan ticareti ile bir “eşya” gibi tedarik edilen “insanlar” farklı yollarla, illegal bir şekilde alınıp satılır, günlük veya uzun süreli işlerde başkasının zoru ve baskısı ile çalıştırılır. Günümüzde “insan (göçmen) kaçakçılığı” ile sıklıkla karıştırılan veya aynı zannedilen bir kavramdır “insan ticareti”. Yazımıza aralarındaki farkı açıklayarak başlamakta fayda var. İnsan (göçmen) kaçakçılığı; kişinin kendi “rızasına dayanarak” yasal olmayan yollarla başka bir ülkenin sınırlarından geçirilmesidir. İnsan ticareti ise kişinin “rızası olmadan” baskı, tehdit, aldatma ve çaresizliğinden yararlanma gibi durumlarla; Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmektir (TCK 80). Göçmen ticareti devlete karşı işlenen bir suç iken; insan ticareti ise insana, temel hak ve özgürlüklere karşı işlenen bir suçtur.

İnsan ticareti ırk, dil, din, cinsiyet ayrımı gözetmiyor olsa da kadınlar ve çocuklar savunmasız kaldıkları durumlarda (ailenin dağılması, göç, savaş vb.) daha açık hedefler haline gelmektedirler. UNICEF ve İnsan Ticaretine Karşı Kuruluşlar Arası Eşgüdüm Grubu (ICAT), 2018 yılında yaptıkları bir açıklamada tüm dünyada belirlenmiş insan ticareti mağdurlarının yaklaşık %28’ini çocukların oluşturduğunu belirtti. Bu oran Sahra Güneyi Afrika, Orta Amerika ve Karayipler gibi bölgeler söz konusu olduğunda ise sırasıyla %64 ve %62 gibi çok daha yüksek rakamlara ulaşıyor. Çocukların, yaşları ve algıları itibari ile yaşadıkları sıkıntıyı idrak edememeleri, karşı koyamıyor oluşları ve seslerinin duyuramamaları insan tacirleri tarafından çok daha açık hedef haline gelmelerine yol açmaktadır. Tacirler çocukları belli işlere sokarak üzerlerinden para kazanmayı ve kazandırmayı amaçlar bu noktada da “çocuk işçiler” kavramı ile karşılaşmış oluruz. Aslında çocukların yaptıkları işlerin hepsi, ortadan kaldırılmak istenilen çocuk işçiliği kategorisine girmez. “Çocuk işçiliği” çoğu kez çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından zararlı işler olarak tanımlanır. Ancak bahsini ettiğimiz “çocuk işçiliği” 182 sayılı ILO Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesinde tanımlanan “en kötü biçimlerdeki” çocuk işçiliğine girer, maddenin ilk cümlesinde de görüldüğü üzere “Çocukların alım- satımı ve ticareti, borç karşılığı veya bağımlı olarak çalıştırılması (…) zorla ya da mecburî çalıştırılmaları gibi kölelik ve kölelik benzeri uygulamaların tüm biçimleri doğaları gereği “tehlikeli işler” olarak tanımlanır” ve hemen son verilmesi gerekir.

Türkiye’de Durum, Mülteci Çocuklar ve Çocuk İşçiler

Türkiye’de çoğu Suriyeli olmak üzere yaklaşık 4 milyon mülteci yaşıyor ve onların yaklaşık 1.74 milyonu çocuk. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi çocuklar özellikle mülteci çocuklar, insan tacirlerinin hedefleri arasındadır. Çarşı-AVM girişlerinde, sokakların başlarında, kırmızı ışıkta durduğumuzda, otobüs duraklarında sıklıkla gördüğümüz genellikle 6-13 yaşlarında mendil satan çocuklar, aslında çok sıradanlaşmış bir örnek olsa da ne yazık ki son senelerde bu çocukların sayısı tekrardan yükseldi, özellikle de refakatsiz (Her iki ebeveyninden ve akrabalarından ayrı düşmüş ve yasal olarak veya teamülen çocuğa bakmakla yükümlü bir yetişkinin sorumluluğu altında olmayan çocuklar) göçmen çocuklar bir takım çetelerin hedefindeler. Yaşıtları gibi temel eğitimlerini almaları gerekirken başkalarının emri altında çalıştırılıyorlar. Bahsi geçen işler sadece mendil satmak ve dilendirilmekten ibaret değil; lokantalarda, sanayilerde ve küçük işletmelerde çok sayıda çocuk insan tacirleri/çeteler aracılığıyla çalıştırılıyorlar.

Ağır işlerde baskı altında çalıştırılmalarının yanı sıra, Suriyeli çocukların özellikle de kız çocuklarının yüz yüze kaldığı bir diğer sorun ise küçük yaşta evlilikler. İnsan tacirleri aracılığı ile Türkiye’de, Suriyeli mülteci kadın ve kız çocukları, erken evlendirilme, ikinci eş olarak evlendirilme gibi “yasa dışı” evliliklere mecbur bırakılmaktadırlar. Bu konu ile ilgili asıl rakamlara ve sağlam kaynaklara ne yazık ki tam olarak ulaşılamıyor çünkü resmi nikah yerine imam nikahı ile yetiniliyor.

Sonuç olarak; kölelik, insan ticareti ve çocuk işçiliği ilk bakışta farklı çerçeveler gibi görünse de birbirleriyle bağlantılı ve tetikleyen kavramlardır. Dünyada ve Türkiye’de bu insanlık dışı sektörü engellemek için gerek hukuki yaptırımlarla, olarak gerekse de Sivil Toplum Kuruluşları ile bilinçlendirme ve göçmenlerin mağdur olmamasına yönelik çalışmalar yürütülse de ne yazık ki insan tacirliği ve devamındaki sorunlar henüz bitmiş değil.

REFERANSLAR

Düzel, B. and Alış, S., 2018. The Situation of Syrian Unaccompanied Child Migrants in International Irregular Migration and Evaluation of Main Risks in Turkey. Asia Minor Studies, 6(AGP Special Issue).

Kerestecioğlu, F., 2016. Suriye’li kız çocuklarının küçük yaşta ve ikinci eş olarak evlendirilmesi. [Blog] Available at: <https://www.hdp.org.tr/tr/suriye-li-kiz-cocuklarinin-kucuk-yasta-ve-ikinci-es-olarak-evlendirilmesi/6567&gt; [Accessed 31 July 2020].

Ilo.org. 2013. Çocuk İşçiliği (ILO-Ankara). [online] Available at: <https://www.ilo.org/ankara/areas-of-work/child-labour/lang–tr/index.htm&gt; [Accessed 31 July 2020].

Unicefturk.org. 2018. İnsan Ticareti Mağdurlarının Üçte Biri Çocuklar. [online] Available at: <https://www.unicefturk.org/yazi/insan-ticareti-magdurlarinin-uecte-biri-cocuklar?gclid=CjwKCAjwsO_4BRBBEiwAyagRTat-C_-8UJzIQZ9jagFJZT6rAljcSlcHPsue9dH2YsGzAWm5FdaUJhoC3v4QAvD_BwE&gt; [Accessed 31 July 2020].

Sayın, H., 2018. Meta-Migrant or Modern Slavery A Conceptual Study on Human Trade. Bingöl Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 2(2).

Bakanlığı, T., 2020. İnsan Ticareti. [online] Goc.gov.tr. Available at: <https://www.goc.gov.tr/insan-ticareti-sss#:~:text=%C4%B0nsan%20Ka%C3%A7ak%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ile%20insan%20ticareti%20aras%C4%B1nda%20nas%C4%B1l%20bir%20fark%20bulunmaktad%C4%B1r%3F&text=gibi%20ama%C3%A7lardan%20biriyle%20ki%C5%9Fiyi%20%C3%BClkeye,insan%20ticareti%20su%C3%A7unun%20kapsam%C4%B1n%C4%B1%20olu%C5%9Fturmaktad%C4%B1r.&gt; [Accessed 31 July 2020].

Başkanlığı, T., 2020. İnsan Ticareti. [online] Egm.gov.tr. Available at: <https://www.egm.gov.tr/insan-ticareti&gt; [Accessed 31 July 2020].

Beşire AKPINAR

Orta Doğu Teknik Üniversitesi – Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s